Video

Birçok soytarıyı kral yaptım.. Servetimle zengin oldular. Kendimi anlatmam gerekirse, görebildiğiniz kadarım.. Fazlasını bilmiyorum. Denedim ama başaramadım, hep kayboldum adımın duyulduğu yerlerde. Marifet bu olsa gerek. Bir gün büyümek nedir ? diye s...ormuştum anneme ; 'Henüz küçüksün' demişti. Büyümek için hırslandım ve bir dünya yarattım kendime. Kocaman bir tual koydular önüme, çiz dediler. Ben karaladım. O an özgürlüğün ne demek olduğunu anladım. Ve bir kadın vardı.. İlk'aşk' okulunu okuduğum.. Ona aşıktım! Yanındayken, ateistin tekiydim. Tanrı'yı dışlardım. Çocuktum ama, yinede cehennemdeki yerime hazırım! Şimdi ona ne olduğunu merak mı ediyorsunuz söyleyim, 'okulu bıraktım, o da sınıfta kaldı.' Kirlenmiş satırları ve huduttan hududa atılmış sayfalarıyla.. En son gördüğümde, imkansızla kırıştırıyordu.. Sahra çölüne düşmüş, hiç bulamadığı benliğini ve özgürlüğünü arıyordu. Tanrı kulağıma fısıldayıp, ona bir bardak su ver desede, onu bir kaşık suda boğmayı ihmal etmiyordu. İşte o gün, tanrıdan merhameti öğrendim.. Birileri kaybettikçe, kazandım. İçtikçe, sarhoş oldum. Ağladıkça, güldüm. Öldükçe, dirildim. Kin ve nefretle hiç tanışmadım. Onları kendime hiç yakıştırmadım. Basit insanlara yakıştırır lâkin yakıştıranı da dışlarım. Çünkü insanı, cehalete kavuşturan, kör edip sağırlaştıran, itici ve kırıcı olmasını sağlayan duygular olduğuna inanırım. Riyakar olmadım, olanı çok gördüm velhasıl uzak durdum. Sigarayla öpüşmedim, onunda beni öpmesine izin vermedim. Fakat öpen'i bırak, sevişip soyunanına rastladım. Tutku mu ? İhtiras mı ? Anlam veremedim.. Yalandan vişne çürüğüne dönmüş dudakları, kendi hallerine bıraktım. Az içer, sohbeti tadında bırakırım. Çok konuşmam, konuşturmam da.. Mantığıma ters gelen ne varsa, yadırgarım.. Okur, öğrenirim. Gezer, bilirim. Bilmediğimi öğretene, teşekkürü borç bilirim.. İsteyen yanımda, istemeyen yolundadır. Yüreklerde ünlem, akıllarda soru işaretiyim. Anlayana çok, anlamayana az gelirim. Benim hiçbir kaybım olmaz. Kalbimde birkaç kişinin adı vardır. Kiminin altı çizili, kiminin üstü. Ve 'Hoşçakal' demek isterseniz hiç durmayın. Ama bunun 'Merhaba'sı olmayacak unutmayın.. Ve bir dostum vardı.. Tam sırtımı yaslarken, bıçak çeken.. Aslında binlerce arkadaşım var. Gel gör ki aralarından birkaçı dost sıfatını taşırdı.. Onlar kişiye güven veren insanlardır. Sen kaçırırsın hakikatı, onlar yakalar. Düşersin, kaldırır. Ağlarsın, sol taraftan bir kol seni ağına alır. Sevincine, üzüntüne ortak olur. Varlığıyla içine huzur katar. Daha hissiyatını bilmediğim, anlatamadığım, anlatsam da sayfalara sığmayacak şeyler.. Demiştim ya cümlemin başında 'Taşır' ''dı'' diye.. Evet ''dı'' lı geçmiş zamanda kaldı bunlar.. Siz benim yazdıklarıma katılabilirsiniz fakat bu konuda sizinle hemfikir değiliz! Hiç inandırıcı değil bunlar! Burada yollarımız ayrılıyor dostlar.. Ne yazık ki göreceli bir durum, yaşayan bilir. Dost diye bir kavram yoktur. Arkadaş vardır, bir de en yakın arkadaş vardır. Yerine göre onlarda şüpheli. Bu konuda katılaştım. Dedim ya 'Dost'um sağolsun.. Tecrübe, tecrübe, tecrübe.. Dört bir yanım tecrübelerle dolu! Bir zamanlar aşık olduğum adam yüzünden dışladığım tanrıya, şimdilerde bir dostun yanlışı ile şükrediyorum. Çünkü, önemli olan 'ben'im.. Peki ama dostluk nedir ? diye soracak olursanız bana, iki cümle ile açıklayabilirim.. ' Dostluk riyakardır. Düşman kazanmanın en tatlı yoludur.. ' Son olarak yazar mıyım ? Hayır. Ama kendimi anlatabilecek kadar yazarım .. 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !